DEMİR ÇELİK SEKTÖRÜ ÖZELİNDE SERA GAZI EMİSYONU İZLEME PLANLARININ HAZIRLANMASINDA TAKİP EDİLMESİ GEREKEN ÖZEL İZLEME KURALLARI

Bilindiği gibi, Sera Gazı Emisyonlarının İzlenmesi ve Raporlanması Hakkında mevzuat (Sera Gazı Emisyonlarının Takibi Hakkında Yönetmelik & Tebliğ) kapsamında oluşturulan izleme planları 2014 Eylül ayı sonunda Bakanlık onayına sunuldu. İzleme planlarının hazırlanmasında ve kontrol edilmesinde dikkat edilmesi gereken birtakım hususlar mevcut. Yönetmelik Ek-1’de listelenen faaliyetlerden dolayı mevzuat kapsamına giren yaklaşık yirmi farklı sektöre ait özel izleme kuralları Tebliğ’in Ek-3’ünde belirtilmektedir. Bu yazının amacı ise; demir çelik sektörü özelinde özel izleme kurallarının farkındalığını arttırmak ve daha doğru bir izleme planı hazırlamanın yollarını açmaktır.

Yönetmeliğin Ek-1’inde listelenen faaliyetler incelenecek olursa temel olarak yakıtların yanması ve proses faaliyetleri şeklinde bir sınıflandırma yapılabileceği görülmektedir. Bu yüzden tesislerin yönetmelikte listelenen eşik değerleri aşıp aşmadığını kontrol ederken her iki faaliyet türüne de dikkat etmeleri önemlidir. Ek olarak, tesisin Tebliğin Ek-3’ünde listelen sektör spesifik kurallara ve izleme kapsamına da dikkat etmesi gerekmektedir. Durumu daha iyi açıklayabilmek için yazının bundan sonraki kısmında entegre bir demir-çelik tesisi ve izleme planı ele alınacaktır.

Tesisin kapsam dâhilinde olduğunun belirlenmesinin ardından, Tebliğ Ek-3’te bulunan ve izleme planında kapsam dâhiline alınacak potansiyel CO2 kaynakları belirlenmelidir. Tebliğe göre, izleme planında izlenecek asgari kaynaklar şunlardır: Kireçtaşının kalsinasyonu, dolomit ve karbonatlı demir cevheri, FeCO3 gibi hammaddeler, yakıtlar (doğal gaz, kömür ve kok/kok tozu dâhil), proses gazları (kok fırın gazı, yüksek fırın gazı ve bazik oksijen fırın gazı dâhil), sinter tesisinin neden olduğu filtre edilmiş toz dahil olmak üzere girdi malzemesi olarak kullanılan proses kalıntıları, dönüştürücüler(konvertör) ve yüksek fırın, diğer yakıtlar, atık gaz yıkaması, indirgeyici madde(kok, kömür ve plastikler dâhil), grafit elektrotların tüketimi. İşletmeler bu kaynak akışları ve emisyon kaynaklarının tamamını, tesiste bulunması halinde, izleme planlarına dahil etmelidir. Tesisin belirlediği olası kaynak akışları için Tebliğin Ek-3’ünde belirtilen “Özel İzleme Kuralları” takip edilmelidir. Bu çerçevede Tebliğ’in ilgili kısımlarına baktığımızda(Ek-3 Bölüm 5 ve 6 ) demir çelik sektöründe takip edilmesi gereken yöntemin kütle dengesi yöntemi olduğu görülmektedir. Tesis, proses faaliyetlerinden kaynaklanan emisyonlarını bu yöntem ile hesaplamalıdır(Tesiste kullanılan yakıtlardan veya girdi malzemelerinden kaynaklanan karbon, üretim ürünlerinde veya diğer ürün çıktılarında kaldığında). Kütle dengesi yönteminde emisyon hesabı yapılırken; sınırları çizilen tesise giren toplam karbon miktarından, tesisten çıkan toplam karbon miktarı çıkarılır. Burada dikkat edilmesi gereken bir diğer husus da hesaplanan karbon miktarının karbondioksite çevrilmesidir. Bunun için de Tebliğ’de belirtilen dönüşme oranları kullanılır. Kütle dengesi yönteminde tesis sınırları olarak işletmenin tamamı tek bir tesis oluşturacak şekilde belirlenebilir. Yine bu noktada kaynak akışlarının eksiksiz tanımlanmasına büyük önem verilmelidir.

Ancak, işletmeler kaynak akışlarının bir kısmında dilerse (22. Madde ve Ek-2’nin 2. Ve 4. Bölümü ile uyumlu olacak şekilde) standart yöntem kullanarak yanma ve proses emisyonlarını ayrı ayrı hesaplamayı da tercih edebilir. Bu durumda dikkat edilmesi gereken en önemli nokta; tüm kaynak akışlarının eksiksiz tanımlanması ve mükerrer sayımın önlenmesidir. Örneğin, bir tesiste kütle dengesi yöntemi ile hesaplama yapılırken hesaba katılan bir yakıt kaynak akışı, standart yöntem uygulanırken de hesaba katılır ise mükerrer sayım olacağı için doğru bir hesaplama sunulmamış olacaktır.

Hesaplama yönteminin belirlenmesinin ardından gereken bir diğer nokta da kademelerin belirlenmesidir. Bu konuda işletmeler, Tebliğ Ek-2 çerçevesinde uygulamaları gereken kademeleri belirler. Kütle dengesinin kullanıldığı durumlarda hesaplama faktörleri için gerekli kademelerin tanımı bu kısımda belirtilmektedir (İ&R Tebliği Ek-2 Bölüm 3). Uygulanması gereken ve uygulanabilir kademeler için Tebliğ’in 24. Maddesi’ne bakılır. Burada faaliyet verisi ve hesaplama faktörlerinin belirlenmesinde işletmelerin izlemesi gereken adımlar tanımlanmaktadır. Gerekli kademelerin uygulanıp uygulanamayacağına burada yazan gerekçeler doğrultusunda karar verilir. Gerekli kademeden daha düşük kademeler seçilecekse, yine Tebliğ’in ilgili maddeleri gerekçe gösterilerek uygun açıklamalar sunulmalıdır.

Uygulanan kademeye göre kaynak akışlarına ilişkin faaliyet verilerinin ve hesaplama faktörlerinin nasıl belirleneceği de dikkat edilmesi gereken bir diğer noktadır. Faaliyet verisinin belirlenmesi ile ilgili olarak Tebliğ’in 25, 26 ve 27. Maddesi’nde belirtilen yollar izlenir. Faaliyet verileri sürekli ölçüm veya stok değişimi ile belirlenir. Seçilecek yönteme göre ilgili maddeler çerçevesinde faaliyet verisi belirlenir. Hesaplama faktörlerinin belirlenmesi için ise öncelikli olarak Tebliğ’in 28. Maddesi’ne bakılmalıdır. İşletme kademeye bağlı olarak hesaplama faktörlerinin belirlenmesinde varsayılan değerleri veya analize dayanan değerleri kullanır. Hesaplama faktörlerinin varsayılan değer olarak belirlendiği durumda Tebliğ’in 29. Maddesi’nde belirtilen değerlerden biri kullanılır. Ulusal veya uluslararası değerlerin kullanılacağı durumlarda işletme öncelikli olarak ulusal değerleri kullanmalı, bu değerlere ulaşamaması durumunda diğer seçeneklere bakmalıdır. Analize dayanan hesaplama faktörleri için ise 30, 31, 32 ve 33. Maddeler çerçevesinde hareket edilmelidir. Analizlerde kullanılacak laboratuvarların ilgili standartlara göre Bakanlık tarafından yeterlilik almış olması da özellikle dikkat edilmesi gereken noktalardandır.

Bunların dışında izleme planında dikkat edilecek noktalar; ölçüm cihazları ve belirsizlik konuları, tesisin teknik olmayan tarifi, stok değişimi kullanılıyorsa prosedür, hesaplama faktörleri için analiz kullanılıyorsa; numune alımı ve kullanılan laboratuvara ilişkin prosedür, hesaplama faktörleri için analiz kullanılıyorsa; analiz sıklığının seçimi, sorumlulukların belirlenmesi, veri kaybına yönelik prosedür, risk analizi, belirsizlik ek dokümanı olarak sıralanabilir.

Sonuç olarak, yukarıdaki örnekte de görüldüğü gibi, işletmeler faaliyetlerini belirleyerek bu faaliyetlere ilişkin özel izleme yöntemlerini takip etmelidir. Bu sayede izleme planlarını eksiksiz ve doğru bir şekilde tamamlayabilir.

 

Esra Koç

Karbon Yönetim Uzmanı

Lifenerji

Bir Cevap Yazın